İŞE
İADE KARARI SONRASI İŞVERENLERİN YASAL YÜKÜMLÜLÜKLERİ
Ve
UYGULAMA İÇİN YOL HARİTASI
4857
sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi kapsamında, açılan işe iade
davalarının çalışan lehine sonuçlanması, işverenler açısından yeni ve hassas
bir hukuki sürecin başlangıcını ifade etmektedir. Mahkemece verilen işe iade
kararının kesinleşmesiyle birlikte, işverenin kanundan doğan usuli ve mali
yükümlülükleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmesi zorunludur.
Bu yazımızda; söz konusu
mahkeme kararının ardından sürecin sağlıklı, hak kayıplarına yol açmadan ve
mevzuata uygun şekilde yürütülebilmesi adına, işveren sıfatıyla izlenmesi
gereken temel adımlar ile yasal sorumluluklar ele alınmıştır.
1.
İşçinin
Başvuru Sürecinin Takibi
10
Günlük Süre: Çalışanın, kesinleşen mahkeme kararının
kendisine tebliğinden itibaren 10 gün
içinde şirkete yazılı olarak başvurarak işe başlamak istediğini
bildirmesi gerekmektedir.
Başvuru
Yapılmaması halinde: Eğer çalışan bu 10 günlük süre içinde başvuruda
bulunmazsa, işe iade kararı sonuç doğurmayacaktır. Bu durumda işverenin işe
başlatma yükümlülüğü ortadan kalkar ve fesih yasal olarak geçerli bir
feshin sonuçlarını doğurur.
2.
İşçinin
İşe Davet Edilmesi
İşveren
İçin 1 Aylık Süre: Çalışanın süresi içinde başvurması halinde,
işverenin bu başvurudan itibaren 1 ay
içerisinde çalışanı yazılı olarak işe davet etmesi gerekmektedir.
Davetin
Şekli: İşe davet yazısı; net, açık ve yazılı olmalıdır. Yazıda
işe başlama tarihi, çalışma yeri ve görev tanımı (pozisyon) mutlaka
belirtilmelidir.
3.
İşçinin
Çalışma Koşulları
İşveren
işe iade kararı verilen işçiyi öncelikle eski işyeri ve çalışma koşullarında
ancak güncellenmiş emsal ücret uyarınca işe başlatmalıdır. Bu mümkün
değilse, esaslı bir değişiklik yaratmadan yeni bir pozisyonda çalışmasını
teklif edebilir. İşe davet edilen çalışanın ücret ve sair menfaatlerinde eskiye
göre aleyhe bir değişiklik yapılmaması esas olduğu gibi, işe başlatılacağı
tarih itibariyle alması gereken emsal işçi ücreti göz önünde bulundurularak işe
başlatılması teklif edilmelidir. Çalışanın işe iade sonrası menfaatleri sadece
asıl ücret yönünden değil ek menfaatler de göz önünde bulundurularak eski
haklarıyla bir bütün olarak karşılaştırılmalı ve tüm hakların işe tekrar
başlatılacağı tarihteki emsal hak ve ücret üzerinden güncellenerek teklif
edilmelidir. Çalışana yapılacak davette, emsal ücret ve haklar dikkate alınarak
güncellenmiş şartların somut biçimde yer alması gerekmektedir. Ayrıca davet
herhangi bir şarta bağlanamaz.
İşverenin
işçiyi eski pozisyonunda istihdam etme imkanı yoksa,
eşdeğer bir görev ve konumda çalıştırmak üzere davet etmesi gerekmektedir.
İşverenin işçiyi istihdam edeceği görevin, işe başlatılacağı tarihin ve
koşulların, işe davet metninde açık bir şekilde yer alması zorunludur.
4.
İşçinin
İşe Başlatılması
Yukarıda
ifade edildiği üzere işçi; eski çalışma koşulları sağlanarak, emsal ücretler
doğrultusunda ve işçinin lehine güncellenen koşullar sağlanarak çalışmaya
başlatılır. Aksi takdirde, işverenin ciddi ve samimi olmadığı neticesine
ulaşılacak ve işçinin işverence işe başlatılmamasının hüküm ve sonuçları
uygulanacaktır.
5. İşçi süresinde
Başvurmuş ancak İşverence İşe Başlatılmamışsa
İşçinin
10 günlük süre içerisinde işe başlamak istediğini işverene bildirmesi ancak
işverence işçinin çalışmaya başlatılmaması halinde aşağıdaki şekilde mali
sonuçlarla karşılaşılacaktır.
Buna
göre; İşe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve feshe bağlı
alacaklar açısından işverenin ödeme yükümlülüğü doğmaktadır. Belirtilen alacak
kalemleri usule uygun olarak hesaplanarak -sulh yoluyla- ödenmek suretiyle süreç
sonlandırılabilir. Hesaplamalarda emsal ücret ve boşta geçen sürenin kıdem
süresine eklenmesi ve buna bağlı olarak ihbar tazminatı ve kıdem tazminatının
yeniden hesaplanması ve diğer işçilik alacaklarının da ödenmesi gerekmektedir.
İşçi,
işe başlatılmış olsun veya olmasın her halükarda boşta geçen süreye ilişkin en
çok 4 aya kadar doğmuş bulunan boşta geçen süre ücreti ve ikramiye, gıda
yardımı, yol yardımı, yakacak yardımı gibi diğer hakları ödenir. Ancak İş
Kanunu’nun 21. Maddesi uyarınca kıdem tazminatı ve bildirim süresine ait ücret
geçersiz olarak yapılan fesihte işçiye peşin ödenmişse bu tutar boşta geçen
süre ücretine ilişkin işçiye yapılacak ödemeden ve diğer haklarından mahsup
edilir.
6. İşverenin Samimi
Şekilde Davet Etmesine Rağmen İşçinin İşe Başlamaması
Usule
uygun ve samimi davete rağmen makul süre içinde işçinin işe başlamaması
halinde; işe iade davasında karara
bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer
hakların işçi tarafından talebi mümkün olmamaktadır. Yapılan fesih geçerli hale
gelir bu nedenle, geçerli sayılan feshe bağlı olarak koşulları oluşmuşsa
ve/veya ödenmemişse işçiye ihbar ve kıdem tazminatı ödenecektir.
İşveren, işçiye yapılan işe
başlama davetinin samimi olduğunu ve işçinin kendi iradesiyle işe başlamadığını
ileri sürerek ödeme yapmaksızın süreci yargısal denetime bırakabilir. Bu
durumda işçinin mahkemeye başvurması ve mahkemece işçiye yapılan işe başlatma
davetinin samimi bulunmaması halinde, 4–8 aylık işe başlatmama tazminatının,
4 aya kadar boşta geçen süre ücretinin ve işçilik alacaklarının ödenmesine
hükmedilebilecektir.
7.
Sosyal
Güvenlik (SGK) Yükümlülüklerinin Yerine Getirilmesi
İşçinin
işe başlatılması veya başlatılmaması fark etmeksizin SGK bildirimleri zorunludur.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır.
Daha önce de belirttiğimiz
gibi feshin geçersizliğinin tespit edilmesinin bir sonucu olarak boşta geçen
süreler de işçinin hizmet süresi kapsamında sayılacaktır.
Bu
nedenle, İşçinin başvurusu süresinde ise, 4 aylık döneme
ilişkin- SGK'ya geriye dönük 4 aylık ücreti - ile ilgili bildirge hazırlanıp
kuruma verilmeli ve prim tutarları da ödenmelidir.
Sosyal Sigortalar İşlem
Yönetmeliğine (SSİY) göre işçi işe başlamak için işverene başvuruda bulunur ve
işverenin usulüne uygun daveti üzerine işe başlarsa, işverenin davetine ilişkin tebligatın (işçi
tarafından alındığı) tarihin içinde bulunduğu ayı takip eden aybaşından
başlamak üzere ayın 26'ına kadar verilecek aylık prim ve hizmet belgelerinin
yasal süresi içinde verilmiş olacağı kabul edilmiştir.
Buna göre, işverenin işçiye
yaptığı davetin işçinin tebliğ aldığını gösteren tebliğ şerhi ve kurum
tarafından talep edilen kesinleşen mahkeme kararı ve talep edilen diğer
belgeler ile belirtilen sürede kuruma başvuru yapıldığında geç bildirime
ilişkin gecikme zammı, gecikme cezası ve idari para cezası uygulanmayacağı
öngörülmektedir.
İşçinin başvurusu süresinde
ve işverence işe başlatmama kararı alındıysa,
Mahkeme
kararında tespit edilen 4 aylık boşta geçen döneme ilişkin- SGK'ya geriye dönük
4 aylık ücreti - ile ilgili aylık prim ve hizmet belgesi de hazırlanıp kuruma
verilmeli ve prim tutarları da ödenmelidir.
Sosyal
Sigorta İşlemleri Yönetmeliğine göre işçinin işe başlamak için işverene yaptığı
başvurusuna ilişkin tebligatın- işveren tarafından alındığı tarihin içinde
bulunduğu ayı takip eden ayın 26'sına kadar Kuruma verilmesi halinde süresinde
verildiği kabul edilmektedir, prim ödemesi ise yine ilgili ayın sonuna kadar
yapılabilecektir.
Sosyal
Sigorta İşlemleri Yönetmeliğine göre işten ayrılış bildirgesi düzenlenerek
ayrıca kuruma verilmelidir. SSİY'ye göre işten ayrılış bildirgesinin, işçinin
işe başlamak için işverene yaptığı başvurusuna ilişkin tebligatın işveren
tarafından alındığı tarihin içinde bulunduğu ayı takip eden ayın sonuna kadar
verilmesi halinde, bildirimin süresinde yapılmış sayılacağı kabul
edilmiştir. İşten ayrılma bildirgesinde
işten çıkış tarihinin de ilk fesih tarihinden itibaren 4 ay sonraki tarih
(boşta geçen süre eklenerek, fesih tarihi ötelenmiş olacak şekilde) olması
gerekir. Geçersiz fesih tarihindeki işten ayrılış bildirgesi de ilgili
programdan "mahkeme kararı" seçeneği seçilerek silinecektir.
Önemli
Not:
Süreçlerin herhangi bir aşamasında yapılacak usul hatası (örneğin; işe davetin
süresinde yapılmaması veya primlerin geç bildirilmesi), idari para cezaları ve
ek tazminat davaları ile karşılaşılmasına neden olabilecektir.
8. İşe İadesi
Gerçekleştirilen Personel İçin Yeni Fesih İhtimali
İşe
iade sonrası işçinin, iş yerinde hukuka aykırı veya iş düzenini bozucu
davranışlar sergilemesi halinde, önceki
fesihten bağımsız ve ispatlanabilir gerekçelere dayanmak kaydıyla
yeniden fesih yapılabileceğini de belirtmekte fayda bulunmaktadır.
